BHB Editör
Sanmar Tersanesi Başkan Yardımcısı ve CEO’su Ali Gürün, şirketin 50 yıllık yolculuğunu, elektrikli römorkör yatırımlarını ve metanol yakıtlı yeni nesil gemi projelerini anlattı.
Türkiye merkezli römorkör üreticisi Sanmar Tersanesi, kuruluşunun 50’nci yılında alternatif yakıtlı ve tamamen elektrikli römorkör projeleriyle küresel denizcilik sektöründeki konumunu güçlendiriyor. Sanmar Tersanesi Başkan Yardımcısı ve CEO’su Ali Gürün, şirketin yarım asırlık deneyimini; mühendislik, uzmanlaşma, sürdürülebilirlik ve operasyonel ihtiyaçlara odaklanma üzerine inşa ettiğini söyledi.
Gürün, römorkör inşasında uzun vadeli başarının yalnızca teknik kapasiteyle sınırlı olmadığını belirterek, “Mühendislik yeteneği, operasyonel anlayış ve sürekli yenilik yapma isteği birlikte ilerlemeli. Bunun yanında güçlü bir tedarik zinciri, üretim verimliliği, dijitalleşme ve uzun vadeli iş ortaklıkları da küresel rekabette belirleyici oluyor” dedi.

İlklerden oluşan 50 yıllık yolculuk
Sanmar’ın geçmişinde Türkiye’nin ilk özel sermayeli römorkörü, Robert Allan Ltd. tasarımıyla inşa edilen Avrupa’nın ilk römorkörü, dünyanın ilk çift yakıtlı LNG römorkörleri ve dünyanın ilk uzaktan kumandalı ticari gemisi gibi önemli projeler bulunuyor.
Şirket, bugün Robert Allan Ltd. tasarımlarına göre inşa ettiği 350’den fazla römorkörle dünya genelindeki operatörlere hizmet veriyor. Gürün, yalnızca römorkör üretimine odaklanmanın Sanmar’a önemli bir teknik uzmanlık kazandırdığını vurguladı.
“Farklı operasyon türleri ve gemi sınıfları için derin bir bilgi birikimi oluşturduk. Bu deneyim, yüksek performanslı ve geleceğe hazır römorkörler geliştirmemizi sağlıyor” diye konuştu.

Elektrikli römorkörlerde küresel büyüme
Sanmar’ın sürdürülebilirlik stratejisinin merkezinde düşük ve sıfır emisyonlu römorkörler yer alıyor. Şirket, bugüne kadar tamamen elektrikli 14 römorkör inşa ederek bu alanda dünyanın önde gelen üreticileri arasına girdi.
Sanmar yapımı elektrikli römorkörler Avrupa, Kuzey Amerika ve Latin Amerika’da faaliyet gösteriyor. Bunlar arasında Buksér og Berging için inşa edilen Avrupa’nın ilk tamamen elektrikli römorkörü BB ElectRA, Danimarka’nın ilk elektrikli römorkörü Svitzer Ingrid ve SAAM Towage için üretilen Latin Amerika’nın ilk tamamen elektrikli römorkörü Trapananda bulunuyor.
Şirketin dikkat çeken projelerinden biri de Kanada’daki HaiSea Marine filosu oldu. Çevresel hassasiyetin yüksek olduğu Britanya Kolumbiyası’nda görev yapan filo; tamamen elektrikli ve iki çift yakıtlı 3 adet LNG römorköründen oluşuyor.
Sanmar ayrıca BOTAŞ’a dört adet ElectRA 2500SX römorkörü teslim etti. BOTAS Hilal, Bayrak, Ay ve Yıldız isimli gemiler, 5.085 kWh batarya kapasitesi ve 70 ton çekme gücüyle dünyanın en güçlü tamamen elektrikli liman römorkörleri arasında gösteriliyor.
Limanlarda elektrik, açık denizde LNG ve metanol
Gürün’e göre çevreci römorkörlere yönelik talep artık yalnızca düzenlemelerden kaynaklanmıyor. Liman işletmeleri, kargo sahipleri ve operatörler sürdürülebilirliği uzun vadeli bir rekabet avantajı olarak görmeye başladı.
Tam elektrikli römorkörlerin özellikle liman operasyonlarında öne çıktığını belirten Gürün, bu gemilerin sıfır emisyon, düşük gürültü ve daha düşük işletme maliyeti avantajı sunduğunu ifade etti.
Daha yüksek güç ve uzun operasyon süreleri gerektiren görevlerde ise LNG ve metanolün önem kazandığını kaydeden Gürün, LNG’nin kanıtlanmış düşük emisyonlu bir çözüm olduğunu, metanolün ise karbonsuzlaşma potansiyeli ve kullanım kolaylığı nedeniyle hızla öne çıktığını söyledi.
Dünyanın ilk metanol yakıtlı refakat römorkörleri
Sanmar’ın Kotug Canada için inşa ettiği çift yakıtlı metanol refakat römorkörleri, şirketin alternatif yakıt teknolojilerindeki en iddialı projelerinden biri olarak öne çıkıyor.
SD Aisemaht ve SD Qwii-aan’c Sarah adlı gemiler, Trans Mountain Genişleme Projesi kapsamında kullanılmak üzere inşa ediliyor. 120 ton çekme gücüne sahip olacak römorkörlerin, zorlu refakat operasyonlarında emisyonları ve su altı gürültüsünü önemli ölçüde azaltması hedefleniyor.
Metanol yakıtlı gemilerin tasarımında özel yakıt tankları, boru sistemleri ve gelişmiş güvenlik çözümleri gerektiğini belirten Gürün, bu alanda sınıflandırma kuruluşları ve ekipman üreticileriyle yakın çalışmanın zorunlu olduğunu ifade etti.
Metanolün kriyojenik yakıtlar gibi çok düşük sıcaklıklarda depolanmasına gerek olmadığını hatırlatan Gürün, “Metanol ortam sıcaklığında sıvı halde kalıyor. Bu durum yakıt ikmali ve gemi içi depolama açısından önemli bir operasyonel kolaylık sağlıyor. Yüksek güçlü römorkör operasyonlarında emisyonları azaltırken performansı korumak için en umut verici seçeneklerden biri” dedi.
Sanmar, 50’nci yılında elektrik, LNG ve metanol teknolojilerine yaptığı yatırımlarla römorkör sektörünün dönüşümünde daha güçlü bir rol üstlenmeyi hedefliyor.






