Kafkas Ajans
Yıllardır gökdelenlerden köprülere kadar modern dünyanın temel taşı olan beton, şimdi tarihin en büyük rakiplerinden biriyle karşı karşıya olabilir. ABD’li araştırmacılar, deniz suyuna elektrik vererek hem karbondioksiti hapseden hem de inşaat sektöründe kullanılabilecek yeni bir malzeme geliştirdi.

Deniz suyu ve karbondioksitten yapı malzemesi ürettiler
Küresel karbon salımının yaklaşık yüzde 8’inden sorumlu olan beton sektörüne alternatif arayan bilim insanları, doğadaki mercan resiflerinden ilham aldı. Northwestern Üniversitesi ile Cemex’in ortak çalışmasında geliştirilen sistemde, deniz suyuna düşük voltajlı elektrik uygulanıyor. Bu işlem sonucunda ortaya çıkan kimyasal reaksiyonlar sayesinde karbondioksit katı minerallere dönüştürülüyor.
Elde edilen kalsiyum karbonat ve magnezyum bazlı minerallerin, geleneksel betonda kullanılan kum ve agrega yerine kullanılabileceği belirtiliyor.
Karbondioksiti taşa dönüştürüyor
Yeni yöntemin en dikkat çekici yanı ise yalnızca yapı malzemesi üretmekle kalmaması. İlk deneylerde ortaya çıkan malzemenin, kendi ağırlığının yarısından fazlası kadar karbondioksiti bünyesinde depolayabildiği görüldü. Başka bir ifadeyle sistem, sera gazlarını atmosfere salmak yerine taşlaştırarak hapsediyor.

Yan ürün olarak hidrojen üretiyor
Araştırmacılar, süreç sırasında ortaya çıkan hidrojen gazının da gelecekte temiz enerji kaynağı olarak değerlendirilebileceğini söylüyor. Böylece tek bir sistem hem karbon yakalama hem de enerji üretimi potansiyeli sunuyor.
Yapılan dayanım testleri, geliştirilen malzemenin inşaat sektörünün ihtiyaç duyduğu mukavemeti sağlayabildiğini gösterdi. Teknolojinin endüstriyel ölçekte uygulanabilmesi halinde çimento kaynaklı emisyonların ciddi şekilde azalabileceği, doğal kum madenciliğine olan ihtiyacın da düşebileceği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre bu teknoloji başarılı olursa, geleceğin binaları yalnızca çevreye daha az zarar vermekle kalmayacak; aynı zamanda atmosferdeki karbondioksiti depolayan dev yapılara dönüşebilecek. Beton çağının sonu mu geliyor? Bilim dünyası bu sorunun cevabını arıyor.






