Kafkas Ajans
Küresel enerji piyasalarının kalbi sayılan Hürmüz Boğazı’ndaki kriz büyürken, petrol üreticilerinden gelen uyarılar giderek sertleşiyor. ABD ve İran arasındaki karşılıklı askeri gerilim sürerken, sektörün önde gelen isimleri bugün fiyatların sakin görünmesine rağmen dünyanın birkaç ay içinde ciddi bir arz daralmasıyla karşı karşıya kalabileceğini söylüyor.
BAE’nin enerji devi ADNOC’un CEO’su Sultan al-Jaber, mevcut tabloya ilişkin karamsar konuştu. Al-Jaber, küresel talebin yeniden hızlanması ve Hürmüz’deki aksaklığın devam etmesi halinde petrol fiyatlarında yaz sonunda yeni bir sıçrama yaşanabileceğini belirterek özellikle Çin’in atacağı adımların belirleyici olacağını vurguladı.
Şimdilik rafineri faaliyetlerini azaltarak ve stoklarını kullanarak piyasadan uzak duran Çin’in yeniden agresif alımlara başlaması halinde dengelerin tamamen değişebileceği ifade ediliyor. Uzmanlara göre Pekin’in piyasaya dönüşü, petrol fiyatlarında yeni bir yükseliş dalgasını tetikleyebilir.
ADNOC’un değerlendirmelerine göre en iyimser senaryoda bile Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışının tam kapasiteye dönmesi 2027 yılını bulabilir. Bu da enerji maliyetlerinin uzun süre yüksek kalabileceği anlamına geliyor.

Petrolü karadan Fujairah Limanı’na ulaşacak
Bu risk karşısında Birleşik Arap Emirlikleri alternatif güzergâhlara yönelmiş durumda. Şirket, İran ablukasını etkisiz hale getirmek amacıyla petrolü karadan Fujairah Limanı’na ulaştıracak ikinci büyük boru hattı projesinin yarısını tamamladı. Projenin tamamlanmasıyla ülkenin savaş öncesi üretim kapasitesinin tamamı Hürmüz’e ihtiyaç duyulmadan ihraç edilebilecek.
Ancak asıl dikkat çeken gelişme ABD tarafında yaşanıyor. Dünya ekonomisi şu anda büyük ölçüde stratejik rezervlerden yapılan rekor seviyedeki çekişlerle ayakta tutuluyor. ABD’nin yabancı rafinerilere ham petrol ihracatı savaş öncesine göre sert şekilde yükselirken, ticari stoklar ve Stratejik Petrol Rezervi’nden (SPR) yapılan günlük çekimler milyonlarca varile ulaşmış durumda.
Enerji Bilgi İdaresi’nin son verileri ise alarm zillerinin çaldığını gösteriyor. Çatışmaların başladığı Şubat ayından bu yana ABD’nin stratejik rezervlerinden yaklaşık 50 milyon varil petrol çekildi. Mevcut eğilim sürerse rezervlerin kısa süre içinde kritik eşiklerden biri olarak görülen 350 milyon varilin altına gerilemesi bekleniyor
Daha da endişe verici olan ise teknik riskler. Uzmanlar, rezervlerin yaklaşık 240 milyon varillik minimum işletme seviyesine yaklaşması halinde yeraltındaki dev tuz mağaralarında basınç ve yapısal bütünlük sorunlarının ortaya çıkabileceği uyarısında bulunuyor.
Kısacası, Hürmüz’deki savaş sadece bugünün petrol fiyatlarını değil, önümüzdeki yılların enerji güvenliğini de tehdit ediyor. Şimdilik piyasalar sakin görünse de sektör temsilcileri yaklaşan fırtınanın işaretlerinin giderek daha belirgin hale geldiğini söylüyor.






