Editör – Korkut Kalaycı
Küresel tanker piyasasında arz sıkışıklığı, petrol taşımacılığını rekor maliyetlere taşıdı. ABD’den Çin’e petrol taşıyan bir tankerin sefer bedeli 80 milyon dolara yükselirken, bu tutar SpaceX’in Falcon 9 roketini uzaya göndermenin maliyetini geride bıraktı.
Küresel petrol ticaretinde yaşanan aksaklıklar, tanker taşımacılığında fiyatları daha önce görülmemiş seviyelere çıkardı. Bloomberg’in aktardığı bilgilere göre, ABD’den Çin’e ham petrol taşıyan bir süpertankerin tek seferlik navlun maliyeti yaklaşık 80 milyon dolara ulaştı. Bu rakam, standart bir SpaceX Falcon 9 roketinin yaklaşık 74 milyon dolarlık fırlatma maliyetini de aştı.
Gemi brokerliği şirketi Gibson’ın bu hafta paylaştığı verilere göre, tanker kiralama ücretlerindeki yükseliş küresel deniz taşımacılığında arz-talep dengesinin ne ölçüde bozulduğunu ortaya koyuyor. Üstelik yılın başlarında aynı miktardaki parayla benzer özelliklere sahip bir tankeri satın almak bile mümkündü.
Hürmüz krizi tanker piyasasını kilitledi
Navlun fiyatlarındaki sert yükselişin arkasında, İran savaşıyla derinleşen küresel tanker sıkıntısı bulunuyor. Hürmüz Boğazı’ndaki ticaret akışlarının sekteye uğraması, petrol sevkiyatlarının rotalarını ve lojistik planlarını değiştirdi. Alternatif güzergâhlar ve ilave aktarma operasyonları ise gemilerin sefer sürelerini uzatarak kullanılabilir tanker kapasitesini daralttı.
Sektör yöneticilerine göre, Hürmüz üzerinden gerçekleştirilen sevkiyatların savaş öncesi seviyelerin yaklaşık yüzde 80’ine ulaşması, tanker filosu üzerindeki baskıyı artırdı. Petrolün farklı gemilere aktarılması için gerçekleştirilen operasyonlar bazı seferlere yaklaşık bir hafta eklerken, gemilerin yeniden uygun rotalara yönlendirilmesi de haftalar sürebiliyor.
Trafiğin keskin biçimde düştüğü dönemde iş bulmak için Orta Doğu’dan başka bölgelere boş seyreden tankerler, ticaretin toparlanmasıyla birlikte yeniden konumlandırılmak zorunda kaldı. Bu durum, petrol taşımacılığında kapasite açığının daha da büyümesine yol açtı.
Navlun maliyetleri 1960’lardan bu yana en yüksek seviyede
Gemi brokerliği şirketi SSY, enflasyondan arındırılmış navlun oranlarının süpertankerların 1960’larda faaliyete geçmesinden bu yana görülen en yüksek seviyelere ulaştığını belirtiyor. Şirkete göre mevcut fiyatlar, İran ve Irak’ın Basra Körfezi’ndeki ticari taşımacılığa saldırdığı 1980’lerdeki tanker savaşları dönemini bile geride bırakıyor.
Dünyanın en büyük bağımsız petrol tüccarı Vitol Group’un Üst Yöneticisi Russell Hardy de piyasadaki sıkışıklığa dikkat çekti. Hardy, katıldığı bir konferansta yeterli sayıda gemi bulunmadığını ve fiyatlamanın son derece hızlı, dik bir yükseliş sergilediğini ifade etti.
Kapasite üzerindeki baskıyı artıran bir diğer unsur da İran’ın Çin’e petrol ihracatının fiilen durması oldu. Çinli alıcıların başka kaynaklara yönelmesi, ana ticaret rotalarında faaliyet gösteren tankerlerin talebini artırdı. İran saldırılarında hasar gören ve onarım nedeniyle hizmet dışı kalan gemiler de piyasadaki kullanılabilir kapasiteyi azalttı.
Bunun yanı sıra, Husi saldırılarından kaçınmak isteyen bazı gemilerin Afrika çevresinden dolaşması, yolculuk mesafelerini binlerce mil uzatarak tanker arzını daha da sıkıştırdı.
Gemi brokerliği şirketi MJLF & Associates’in iş zekâsı başkanı Lauren Gallinari, navlun piyasasında daha önce de olağanüstü dönemler yaşandığını ancak mevcut yükselişin hızı, büyüklüğü ve kapsamının dikkat çekici olduğunu belirtti.
Bir yılda varil başına navlun 4,50 dolardan 41 dolara çıktı
Tanker piyasasındaki krizin boyutu, taşıma maliyetlerinin ham petrol fiyatları içindeki payında da görülüyor. ABD’den gerçekleştirilen bir sevkiyat için bu hafta kabul edilen rezervasyonda navlun maliyeti varil başına 41 dolara ulaştı. Aynı rotada geçen yıl ortalama maliyet yalnızca 4,50 dolardı.
Böylece varil başına taşıma maliyeti yaklaşık dokuz katına çıktı. Söz konusu 41 dolarlık navlun, cuma günü varil başına yaklaşık 91 dolardan işlem gören WTI vadeli işlemlerinin fiyatının yüzde 45’ine karşılık geldi.

Petrol piyasasında enflasyon baskısı büyüyor
Tanker ücretlerindeki artış, yalnızca deniz taşımacılığı şirketlerini değil, petrol alıcılarını ve rafinerileri de doğrudan etkiliyor. Yükselen navlun giderleri ham petrolün nihai maliyetini artırırken, rafinerilerin kâr marjlarını daraltıyor. Artan lojistik giderlerinin enerji fiyatlarına yansıması ise küresel enflasyon üzerindeki baskıyı güçlendirebilir.
Piyasadaki temel sorun, taşınması gereken petrol miktarına kıyasla yeterli sayıda tankerin bulunmaması. Savaşın ticaret rotalarını değiştirmesi, sefer sürelerini uzatması ve gemilerin yeniden konumlandırılmasını zorlaştırması, kısa vadede bu dengesizliğin giderilmesini güçleştiriyor.
ABD-Çin hattında bir tanker seferinin maliyetinin uzaya roket göndermenin maliyetini aşması, küresel enerji ticaretinde yaşanan krizin ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor. Hürmüz Boğazı çevresindeki aksaklıkların ve tanker arzındaki daralmanın ne kadar süreceği, önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarının yanı sıra navlun piyasasının seyrini de belirleyecek.





