Kafkas Ajans
Denizcilik tarihinin en büyük gizemlerinden biri sonunda çözülmeye bir adım daha yaklaştı. 1872 yılında Atlantik Okyanusu’nda mürettebatsız halde bulunan ve yıllardır korsanlardan uzaylılara kadar sayısız teoriye konu olan Mary Celeste’nin sırrının, geminin ambarında taşınan tonlarca alkolde saklı olabileceği öne sürülüyor.
Bilim insanlarının son deneyleri, gemide yaşanan olayın sanıldığı kadar doğaüstü olmayabileceğini gösterdi. İddiaya göre Mary Celeste’nin ambarında bulunan 1.700’den fazla etanol varilinden sızan buhar, sıcaklığın artmasıyla ölümcül bir karışıma dönüştü. Ardından tek bir kıvılcım…

Bir anda ortaya çıkan dev bir mavi alev topu, mürettebatın hayatının en korkunç anını yaşamasına neden olmuş olabilir.
Araştırmacıların yeniden canlandırdığı senaryoda, patlama saniyeler içinde gerçekleşiyor, ancak ilginç şekilde geride ne yanık izi ne de büyük bir hasar bırakıyor. Tam da Mary Celeste’de görüldüğü gibi…
Uzmanlara göre kaptan Benjamin Briggs ve ekibi, karşı karşıya oldukları şeyin yalnızca küçük bir patlama olmadığını, gemiyi havaya uçuracak devasa bir felaketin başlangıcı olduğunu düşünmüş olabilir. Bunun üzerine herkes apar topar filikalara geçti.
Gizemin en trajik kısmı da burada başlıyor
Mürettebat gemiden ayrıldıktan sonra filikanın halatının kopmuş olması, kötü hava koşulları veya açık denizde yaşanan başka bir felaket, 10 kişinin sonsuza dek kaybolmasına yol açmış olabilir. Arkalarında ise yalnızca tarihin en ürkütücü hayalet gemilerinden birini bıraktılar.

2026 yılında gerçekleştirilen yeni deneylerde, Azorlar yakınlarındaki sıcak deniz koşulları taklit edildiğinde model gemide tam da teoriyi destekleyen türden bir patlama meydana geldi. Üstelik alevler birkaç saniye içinde kayboldu ve geride neredeyse hiçbir iz bırakmadı.
Bu sonuçlar, 150 yılı aşkın süredir çözülemeyen Mary Celeste vakasında şimdiye kadarki en güçlü açıklamalardan biri olarak görülüyor.
Korsanlar mı? Hayır. İsyan mı? Muhtemelen değil. Paranormal güçler mi? Pek olası görünmüyor.
Belki de tarihin en ünlü “hayalet gemisi”, yalnızca yanlış zamanda yanlış yerde oluşan dev bir alkol buharı patlamasının kurbanıydı. Ancak mürettebatın filikaya bindikten sonra başına ne geldiği sorusu hâlâ Atlantik’in derinliklerinde cevabını bekliyor.






